Teknik Standartlar Terimler

Teknik Standartlar Terimler Nelerdir?

A-SÜTUNU: Otomobilin orta gövdesinin önünde yükselen, tavanı taşıyan sağ ve sol köşede bulunan ve içinde pasif güvenlik unsuru destekleri olan sütun.

ABS (Anti Block System): Sert frenajda veya kaygan zemin üzerinde tekerleklerin kilitlendiğini sensörler üzerinden algılayan, milisaniyeler içinde fren diskleri­nin tekerleklerin tutunma İşlemi başlayıncaya kadar sıkılıp boşaltılmalarını ve bu sayede sürücünün en zorlu şartlarda bile direksiyon hâkimiyetini korumasını sağlayan elektronik sistem. Ani frenajlarda tekerleklerins kilitlenmesini engelleyen ABS, birçok otomobil markası tarafından standart olarak kullanılmaya başlandı.

AERODİNAMİK: Aerodinamik, hareketli bir cismin hava akımı İçindeki davranışının incelenmesine denir ilk olarak uçakları incelemek için geliştirilmiştir. Modern otomobillerin şekilleri yuvarlaklaştırılarak havanın otomobilin çevresinden kolayca geçebilmesi sağlanmaktadır. Bu da havadan kaynaklanan sürtünmeyi azaltır.

AKSELERASYON: Otomobilin hızlanması.

Bı-XENON: Günümüzün kullanılan gelişmiş ve güçlü bir far teknolojisidir Bi-xenon ismi, uzun ve kısa farlar için iki ayrı xenon ampul kullanılmasından gelmektedir. Xenon farın dalga boyu ve dolayısıyla maviye yakın olan rengi güneş ışığına çok yakın olduğu için, gece sürüşünde karşıdan gelen sürücünün gözünü almaz ve yansımayı en aza indirir. Xenon gazının içinden geçen ışık, 70 mm çapındaki hareketli lensten yansıyarak geniş ve uzun mesafeli “uzun far” etkisi yaratır.

CD: Hava direnci katsayısıdır. Bir otomobilin ne kadar hava direnciyle karşılaşacağını gösterir. Hava sürtünmesi azaldıkça otomobilin yakıt tüketimi de azalır. Otomobil firmaları bu katsayıyı azaltmak için çalışmalar yaparlar.

CDI (Common-rall Direkt Injection): Dizel yakıtın yaklaşık 1350 bar basınç ile yanma odasına püskürtülmesini sağlayan sistemdir.

COMMON – RAIL: Dizel motorlarda daha yüksek basınç sağlayan ve performans/ekonomi oranını ideale yaklaştıran enjeksiyon sistemidir.

ÇEVRİM: Çevrim, bir motordan iş elde etmek için tekrarlanmadan meydana gelen olayların toplamına denir. Dört zamanlı motorlarda bir çevrimin tamamlanabilmesi için pistonun dört hareket (krank milinin iki tam devir yapması) yapması gerekir, bu da dört zamanlı motorlarda krank milinin 720 derecelik dönüş yapması demektir.

ÇIKIŞ MİLİ: Gücü tekerleklere aktaran mildir. En büyük viteste giriş miliyle çıkış mili aynı hızda döner, böylece otomobil hızlı gider.

DİN (Deutsches Institut für Normung): Tüm ölçümlerde kullanılan Alman endüstri normudur. (1DIN= 1.12 SAE)

DİNGİL: Tekerleklerin üzerinde döndüğü çubuktur.

DİNGİL UZAKLIĞI: Direksiyonun düz tutulduğu durumda, ön ve arka aks arasındaki uzaklığa denir.

DOHC (Double Over Head Camshaft): Her silindir sırasının üstünde bulunan çift eksantrik milinin kısa adı.

EGZOZ GAZI DEVR-İ DAİM SİSTEMİ (EGR): Dizel araçlarda bulunan ve egzoz gazındaki is parçacıklarını yakalamak için kullanılan ek bir sistemdir

HDI: Çok yüksek basınçla enjeksiyon gerçekleştiren dizel motor teknolojisi.

INTERCOOLER: Emme manifolduna pompalanan havayı soğutan sisteme denir. Turbonun kullanıldığı motorlarda, emme manifolduna pompalanan havanın sıcaklığı, hem turbonun egzoz sistemi ile iç içe olmasından hem de basınç uygulanan gazların ısınmasından dolayı artar. Isınarak yoğunluğu azalan bu sıcak havayı intercooler soğutarak motora verir ve böylece sistemin verimi artar. Intercooler çalışma prensibi bir çeşit radyatöre benzetilebilir. Aralarındaki fark; radyatörde suyun, intercoolerda ise havanın soğutulmasıdır.

İVMELENME: İvme hızın hızıdır. İvmelenme bir otomobilin, hızını ne kadar çabuk artırabildiğini gösterir. İvmelenme, duran bir otomobilin saatte O’dan 100 km hıza kaç saniyede çıktığı ile ölçülür. JIS (Japanese Industrial Standart): DIN ile aynı seviyedeki Japon endüstri normudur. KİTLESEL GÜÇ (GÜÇ AĞIRLIĞI): Motorun ürettiği gücün bir kısmı, kendi ağırlığını taşımak için harcanır. Motorun bir beygir gücü başına düşen ağırlığına denir. KOKPİT: Otomobillerde sürücünün oturduğu kısma denir.

KOMPRESÖR (TURBO): Turbo sistemlerine bazı üreticiler tarafından verilen addır. Bu sistemde doğrudan krank miline bağlı olarak çalışan basınçlı hava sistemi sayesinde motorda rölantiden itibaren daha yüksek güç ve tork elde edilir.

KOMPRESYON FRENİ: Motorun kompresyon gücünden yararlanılarak yapılan frendir. Bu tren çeşidi özellikle ağır taşıtlarda kullanılmaktadır. Bu sistemde egzoz manifoldu içinde bulunan bir valf mekanik bir kol aracılığı ile kapatılarak, egzoz gazlarının silindir ateşleme odasından basınçla atmosfere çıkmasına engel olunur. Silindir içinde kalan bu yanmış gazlar, kompresyon treni yaparak aracın yavaşlamasını sağlar.

KW: Kilowatt, motorun güç değerini elektrik gücü olarak gösteren birimdir. [1 KW=1.34 ECE= 1.35 PS (DIN)]

LAMİNE CAM: Saydam bir plastik tabakasının iki yüzüne cam kaplanmasıyla yapılan camdır. Taşıtlarda ön camlar lamine camdır Lamine cam bir darbe aldığında küçük parçalar halinde kırılıp dağılmaz.

MİNİVAN: Minibüslerin en küçük ve lüks şekli, van tipi iri otomobildir

MONOKOK (INTEGRAL) GÖVDE: Araç gövdesiyle birlikte olan şasiye denir. Şasi ise aracın ana parçalarını bir arada tutmaya yarayan çerçevedir. Modern otomobillerde genellikle şasi araç gövdesiyle birliktedir. Buna monokok ya da integral gövde denir.

MOTOR GÜÇLERİ: Motorlarda iç güç (indike güç) ve faydalı güç olmak üzere iki çeşit olan güçlere denir.

MOTOR İÇ GÜCÜ: Motorun silindirleri içinden veya piston üzerinden alınan güce denir. Silindirlere girmiş olan karışımın yanması ile meydana gelen ısı enerjisinin mekanik enerjiye dönüşmesi, motorun silindirleri içinde olmaktadır.

MOTOR FAYDALI GÜCÜ: Silindirler içinde elde edilen iç güçten, motorun çalışması için harcanan gücün çıkarılmasından sonra, motorun volanından veya kasnağından ölçülen güçtür. Faydalı güce aynı zamanda efektif güç ve fren gücü de denir. Motorun gerçek gücü bu güçtür.

MPV (Multi Purpose Vehicle): Ticari kullanıma da dönüştürülebilen çok amaçlı binek araç.

OVERDRIVE (EKONOMİ VİTESİ): Düşük yakıt tüketimi sağlayan vitestir. Bazı araçların beşinci vitesi (ya da varsa altıncı vitesi) aracın hızını artırmak için değil yakıt tüketimini düşürmek için tasarlanmıştır. Örneğin; 4. viteste 100 km/s hızda giderken araç 4000 devirde ise, 5. viteste 3000 devire iner. Böylece düşük yakıt tüketimi sağlanır. Normal beşinci vitesten farkı, son hıza dördüncü viteste ulaşılmasıdır.

PANELVAN: Mal taşımacılığında kullanılan ticari araçlara verilen addır.

PASİF GÜVENLİK: Bir kaza gerçekleştiği anda ve sonrasında, yaşam kabini içindeki yolcuların en az yara ve darbe ile kurtulmalarını amaçlayan araç güvenlik sistemlerine verilen addır. Sürücü ve yolcuların el ve kafalarını çarpabileceği bölgelerde yumuşak malzeme, aktif kafalıklar, omur koruma sistemi (VYHIPS), aktif gergili emniyet kemerleri, airbag, sidebag’ler, yan cam hava yastıkları (IC), kapı içi çelik barlar, gövdenin darbe emici katlanma bölgeleri gibi güvenlik tedbirleridir.

PNÖMATIK: Basınçlı gazla çalışan sistemlere verilen genel ad Günümüzde kullanılan lastikler basınçlı hava ile dolu olduklarından pnömatik lastik olarak anılır.

RÜZGÂR TÜNELİ: Aerodinamik çalışmalarında yararlanılan tüneldir Bu sayede bilim adamları değişik hızlardaki havanın otomobilin çevresinde nasıl yol aldığını izleyebilir Modern rüzgar tünellerinde değişik hava koşulları da yaratılabilir Tüneldeki rüzgarın hızı Saatte 150 km’ye çıkabilir.

SAV (Sports Activty Vehicle): Sportif özellikleri çok öne çıkarılmış. İri, arazi tipli binek araçlara verilen isimdir.

SENKROMEÇ: Vites değiştirilmesini kolaylaştıran, iki dişlinin hareketini ayarlayan vites kutusundaki parça.

SERVO: Emme manifoldunun emme gücünden yararlanarak ayak treninin çalışması sırasında tren pedalının gücünü kontrol eden aygıttır.

SIKIŞTIRMA ORANI: Pistonun silindir içinde en aşağıdayken üstünde kalan hacmin, en üst ko­numdayken üstünde kalan hacmine oranıdır.

SIKIŞTIRMA ZAMANI: Pistonun silindir içindeki en alt konumundan en üst konumuna ulaşıncaya kadar geçen zaman. Bu sırada supaplar kapalı ve hava-yakıt karışımı sıkışmaktadır.

SİLİNDİR HACMİ (CC): Silindirin hacmi cc, santilitre (santimetre-küp) olarak belirtilir. Bir motorun silindir hacmi 1,6 litre denildiğinde bu yuvarlak bir rakamdır. Gerçek rakam 1598 cc ya da 1580 cc olabilir. Örneğin; 4 silindirli bir motorda dört silindirin hacimleri toplamını gösterir. Silindirin taban alanı ile strokunun yani bir silindirin taban alanı ile yüksekliğinin çarpılmasıyla bulunur. Daha fazla tork elde etmek ya da daha yüksek devirli yapmak gibi amaçlarla hacim aynı kalarak, motordaki silindirin çapı ve stroku daha büyük ya da daha küçük yapılmaktadır.

SOHC: Silindir sırası başına üstte tek eksantrik milinin olduğu düzendir.

SUV (Sport Utulity Vehicle): Sportif hobi amaçlı araçlar için kullanılan genel tanımlamadır.

SÜSPANSİYON: Tekerleklerdeki titreşimlerin otomobilin gövdesine ulaşmasına ve gövdenin kontrolsüz olarak hareket etmesine engel olan sistemdir. Otomobil süspansiyonları yolculuğu daha konforlu hale getirir. Ayrıca tekerleklerin yolla temasını sağlamaya da yardımcı olur. Modern süspansiyonlarda yay ve amortisör yerine hidrolik silindirler kullanılır. Bütün tekerleklerin yüksekliği otomobildeki merkezi bir bilgisayara bağlı olarak silindirler tarafından denetlenir. Aktif süspansiyon otomobilin doğrultu kontrolünü önemli ölçüde iyileştirir.

TAKOMETRE (Motor Devir Göstergesi): Krank milinin dakikada yaptığı devir sayısını sürücüye

bildiren gösterge.

TORK: Döndürme kuvveti, kuvvet ile döndürme kolu uzunluğunun çarpımına eşittir.

TURBO: Motora atmosferik basıncın üzerinde hava vererek küçük hacimlerden büyük güçler alınmasını sağlayan, gücünü egzoz gazının fiziksel etkilerinden alan bir çeşit pompa.

XENON: Yüksek basınçlı ksenon gazıyla ve küçük lensler ile çok güçlü ışık veren far teknolojisi.

Yazı hakkında yorum yazabilirsiniz