Ortaklık Kavramı

Ortaklık Kavramı Nedir?

Ortaklık Kavramı

Türk Hukukunda, ortaklıklar Ticaret ve Borçlar Kanunlarında düzenlenmiştir. Kollektif, adi komandit, anonim, sermayeyi paylara bölünmüş komandit ve limited ortaklık düzenlenmiştir. Bütün bu ticaret ortaklıkları tüzel kişiliğe sahiptir. Ticaret Kanununda bunların yanında,Donatma iştiraki isimli ortaklık da düzenlenmiştir.Deniz Ticaret Hukukunun eski bir müessesesi olan bu ortaklığın, Ticaret Kanununda düzenlenmesine karşın tüzel kişiliği yoktur. Borçlar Kanunumuzda ise adi şirket düzenlenmiş bulunmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur.

Ortaklık Sözleşmesi

Ticaret Kanunumuz, ortaklığın tanımını vermiştir. Borçlar Kanununda ise ortaklığı şöyle tanımlamıştır. “Şirket bir sözleşmedir ki onunla iki veya daha ziyade kimseler, sermayelerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek için birleştirmeyi iltizam ederler.” Ortaklık, iki veya daha çok kişinin, kazanç sağlamak ve bunu paylaşmak niyet ve amacı ile ekonomik ve mali yarar sağlayan ve bu amacın gerçekleşmesine yeterli edimlerini bir araya getirip,bu amaca özgüleyerek kurdukları çok taraflı bir sözleşmedir.

Ortaklık Sözleşmesinin Unsurları

  • Sözleşme Unsuru: Ortaklık, iki veya daha çok sayıda kimse arasında bir sözleşmedir
  • Kişi Unsuru: Bir ortaklık sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için, bu sözleşmeye iki veya daha çok kişinin taraf olması şarttır
  • Ortak Amaç Unsuru: Ortaklık sözleşmesinde amacın kazanç sağlamak ve bunu ortaklarına paylaştırmak olarak kabul edilmesi gerekir
  • Sermaye Unsuru: Ekonomik ve mali yarar sağlayan her türlü edim ortaklığa sermaye olarak konabilir.

Kollektif Ortaklık

Kollektif ortaklık TTK.m.l53’te ticari bir işletmeyi, bir ticaret unvanı altında işletmek amacı ile gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin sorumluluğu ortaklık alacaklarına karşı sınırlanmamış ortaklık, kollektif ortaklıktır, şeklinde tanımlanmıştır. Kollektif ortaklık, ortaklarından bağımsız bir tüzel kişiliğe sahiptir

Adi Komandit Ortaklık

TTK.m.243 komandit ortaklığı, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan ve ortaklık alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu sınırlandırılmış olan ortaklık komandit ortaklıktır, diyerek tanımlamış bulunmaktadır. Ortaklık, tescil anından itibaren tüzel kişilik kazanır. Komandit ortaklık unvanının çekirdeğini, TTK.m.44/2’ye göre komandite ortaklardan hiç olmazsa birisinin ad ve soyadı ile ortaklığı ve türünü gösterir bir ibareden oluşturur. Komanditer ortağın, ortaklık borç ve yükümlerinden doğan sorumunun sınırı, kural olarak, bu ortak tarafından ortaklığa konulması üstlenilmiş sermaye payıdır.

Limited Ortaklık

Limited ortaklık bir unvan altında, bankacılık ve sigortacılıktan başkaca ekonomik amaç ve konular için kurulan, sermayesi belirli, ortakların sorumu, yükümlendikleri sermaye paylan ile sınırlı, hak ehliyeti işletme konusu ile sınırlı, tüzel kişiliğe sahip, en az iki, en çok elli ortak tarafından kurulan bir ticaret ortaklığıdır. Limited ortaklığın sermayesinin belirli ve paylara bölünmüş olması gerekir. Bu sermaye beş bin Türk Lirasından aşağı olamaz. Sermaye nakit olarak ifade edilmelidir. Emek ve ticarî itibar sermaye olarak konulamaz. Limited ortaklıkta ortakların sorumu, yükümlenmiş oldukları sermaye payı ile sınırlıdır.

Anonim Ortaklık

Anonim ortaklığı bir unvan altında, ekonomik amaç ve konular için kurulan, sermayesi paylara bölünmüş, ortakların sorumluluğu üstlendikleri sermaye payları ile sınırlı, ortaklık sıfatı paya göre belli olan, hak ehliyeti işletme konusu ile sınırlı, tüzel kişiliğe sahip bir ticaret ortaklığıdır. Anonim ortaklığın sermayesinin belirli ve paylara bölünmüş olması gerekir. Bu sermaye “özel kanunlarda aksine hüküm olmadıkça beş bin TL’den aşağı olamaz. Bu miktar, Bakanlar Kurulunca on katına kadar artırılabilir” (TTK.m.272). Bakanlar Kurulu bu yetkisine dayanarak anonim ortaklıklarda asgari sermaye miktarım elli bin ürk Lirasına çıkarmıştır. Sermaye nakit olarak ifade edilmektedir. Ticarî itibar ve emek sermaye olarak konulamaz. Ortakların sorumu, üstlenmiş oldukları sermaye payları ile sınırlıdır.